Lületaşı
18 Ekim 2009
Lületaşı “Eskişehir Taşı” veya “Beyaz Altın” olarak da bilinir. Batılı ülkelerde ise “meerschaum” yani “deniz köpüğü” olarak bilinir. Dünyanın birçok yerinde lületaşı ocakları vardır ancak en kaliteli taşlar Eskişehir ve civarında bulunur.
Eskişehir il sınırları içinde birçok yerde lületaşı çıkartılır. Bu ocaklar genellikle Sakarya ve Porsuk nehirleriyle Sarısu’nun oluşturduğu ovalarda yer alır. Lületaşı ocakları sulu ve kuru ocaklar olarak ikiye ayrılır. Lületaşı ocağı açmak için önce lületaşının bulunabileceği yer kazılmaya başlanır. Kazma işlemini kuyucular yapar ve onlar nerede lületaşı bulunabileceğini hissederler (!). Bu işlem kimi zaman 60 metre derinliğe ulaşana dek sürer. Lületaşı kırmızı renkli bir toprak içinde bulunur. Diğer madenlerde olduğunun aksine bu taş damarlar halinde bulunmaz. Toprağın içinde belli büyüklüklerde yumrular halinde bulunur. Bulunduğu derinliğe gelindiği zaman yatay galeriler açılır ve toprağın içinden çıkarılır. Çoğu zaman lületaşı ocaklarından su çıkar, bu su pompalarla boşaltılarak çalışmalara öyle devam edilir. Bazen bu galerileri madencilerin yaşamlarını tehlikeye düşürecek biçimde su basar ve çalışmalar zorlaşır.

Lületaşı’nın ilk kez ne zaman ve nasıl kullanıldığına dair bilgiler çok azdı fakat 2005′te Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nün Eskişehir yakınlarında Alpu İlçesi Çavlum Köyü’nde yaptığı kazılarda yaklaşık olarak M.Ö. 1700′lere tarihlenen lületaşından yapılmış bir mühür bulunması bu taşın binlerce yıldan beri bilinmekte ve kullanılmakta olduğunu ortaya koymuştur.
Lületaşı genellikle pipo, süs eşyası ve biblo yapımında kullanılır. 19. yüzyılda bu taşın dış satımı Eskişehir’e büyük gelir sağlıyordu. Bölgeden elde edilen lületaşları temizlendikten sonra ham olarak Viyana’ya satılıyor ve burada işlenerek tüm dünyaya dağılıyordu.
Eskişehir’de işlenmesine 1890′lı yıllarda başlanmıştır. Başlama nedenleri arasında da o yıllarda bu şehirde yaşayan, demiryolu inşaasında çalışan yabancı mühendis ve teknisyenlerin lületaşından yapılma pipo ve ağızlık talepleridir. 1896 tarihli salnameden öğrenilenlere göre kent içinde o yıllarda atölyeler kurulup lüle, ağızlık ve tespihler yapılmaya başlanmıştı. Hatta bu bir salgın gibi Eskişehir’in ilk yerleşim alanlarından olan tüm Odunpazarı semtini kapsamış, neredeyse tüm evlerde taş işlenmeye başlanmıştı.
Lületaşının ham olarak dış satımı 1960 yılında izne bağlanmış, 1972 yılından sonra ise taşın işlenmemiş olarak ham şekilde satımı tamamen yasaklanmıştır. Bu yasaklar şehirde lületaşı işçiliğinin canlanmasını ve çok sayıda atölyeler açılmasını sağlamıştır.
Lületaşı rengi genellikle beyaz, çok açık sarı veya pembemsidir. Madencilikte ismi sepiolite diye geçer. Yapılacak işe göre temizlenmiş olarak gelen taş genellikle hafif nemli olur. Çalışma sırasında veya beklendiği için taş kurursa tekrar ıslatılır. Lületaşı kaba bıçakla işlenmeye başlanır. Belirsiz bir model oluşturulur.

Saha sonra iş bıçağı ile form ortaya çıkarılır. Sıyırgı denilen bir aletle düzeltmeler ve rötuş işlemi yapıldıktan sonra göz bıçağı ile gözler oluşturulur. Eğer pipo figürü sakallı ise bunun için sakal bıçağı kullanılır. Eskişehirli lületaşı ustaları o kadar beceriklidir ki, bir önde bir de yandan fotoğrafı verilen herhangi bir kişinin yüzünü taşa üç boyutlu olarak işleyebilirler. Tüm işler bitince kuruması için bir fırına sokulur. Fırınlamadan sonra ise piponun deliği açılır, ağızlık takılır. Daha sonra zımparalanır, kaynar balmumuna atılır en sonunda ise cilalanıp kadife ile parlatılır ve kutulanarak satışa sunulur.

Lületaşı Nerelerde Çıkar Ne Amaçla Kullanılır ?
Lületaşının kullanım alanı sadece pipo ve süs eşyaları değildir. Dünyanın birçok yerinde; Kenya, Yunanistan, Çek Cumhuriyeti, İspanya gibi ülkelerde de lületaşı çıkmaktadır. Ancak bunlar düşük kalitede olduklarından otomobil sanayinde ekzoz gazını temizlemede, katalizör olarak veya leke ilaçlarının imalinde kullanılır. Lületaşı ısıyı emici bir niteliğe sahip olduğundan uzay araçlarındaki ısı kalkanlarında kullanılır. Yine bu ülkelerde üretilen lületaşı öğütülerek seramik çamuruna katılır, preslenerek süs eşyası yapılır.
Günümüzde Eskişehir’de sayıları oldukça azalan bir grup usta bulunmaktadır. Gerek maddi koşullar gerekse gençlerin bu işi yapmak istememesi yeni ustaların yetişmesini engellemektedir.
Bu yazı Bölgevizyon adlı yerel derginin 2006 Aralık sayısından alınmıştır.





