Uçuk Tedavisi
30 Aralık 2011

Uçuk, çirkin görünmekle ve tatsız bir his yaratmakla kalmaz, aynı zamanda son derece bulaşıcıdır. Bu nedenle enfeksiyonun başkalarına geçmemesi için dikkatli davranmak gerekir. Uçuk çıkacağını hisseder hissetmez önlem alırsanız büyüyerek patlamasının önüne geçmeniz bazen mümkün olabilir.
Dudakların yakınında burnun etrafında oluşan ufak kabarcık veya yaralara uçuk denir. Uçuk çıkmadan önce genellikle işaret verir. O bölge aniden kaşınmaya ve karıncalanmaya başlar veya hassaslaşır, tahrişli bir görünüm alır ve o bölgeyi ateş basar. Bundan bir-iki gün sonra kabarcık belirir, büyür ve zamanla kabuk bağlayıp kuruyan açık bir yara oluşur. Tedavi edilsin ya da edilmesin uçukların çoğu yaklaşık bir hafta içinde geçer.
Uçuklara genellikle Herpes simplex tip 1 virüsü neden olur. Başka birindeki bir uçuk veya bu uçuktan sızan sıvı ya da o kişinin tükürüğü ile doğrudan temas sonucu bulaşır. İlk enfeksiyonun genellikle herhangi bir dış belirtisi olmaz ancak çocuklar bazen çok hastalanabilirler. Yeni doğan bebekler özellikle irsk altındadır.
Virüsü bir kez kaptıktan sonra ya vücudunuz buna karşı bağışıklık oluşturur ya da virüs ileride yeniden uyanana kadar derinin altında hareketsiz yatar. Uyanmasına neden olan en yaygın faktörler şunlardır:
- Aşırı sıcak veya soğuğa maruz kalmak
- Kuvvetli güneş ışığı
- Soğuk algınlığı
- Stres
- Yorgunluk ve bitkinlik
- Adet dönemi
- Yetersiz beslenme
Uçuktan Korunmak İçin
Bağışıklık sisteminizi güçlendirerek uçukları önleyebilirsiniz. Vitamin yönünden zengin bir beslenme uygulayın, uykunuzu alın ve her gün biraz egzersiz yapın. Ekinezya kökü içeren bitkisel ilaçlar, bağışıklık sistemini güçlendiren geleneksel tedavi yöntemleridir. Ekinezyayı tablet veya tentür olarak alabilir veya köklerini demleyerek çayını yapabilirsiniz. Sarımsak, meyankökü ve ginseng’in de bağışıklık sistemini güçlendirdiğine inanılır fakat yüksek tansiyonunuz varsa meyankökü kullanmamalısınız.
Bir amino asit olan lisin de uçukları önleyebilir ancak etkisini göstermesi uzun zaman alır. Lisin ihtiyacınızı bu bakımdan zengin olan et, patates, süt, yoğurt, balık, baklagiller ve yumurta gibi yiyecekler yiyerek ve diğer bir amino aist olan arjinin bakımından zengin besinler olan çikolata, fıstık, sert kabuklu yemişler, çekirdekler ve tahıllardan kaçınarak da karşılayabilirsiniz.
Uçuk Tedavisi
Evde Tedavi: Bu geleneksel tedavilerin hepsi uçukların iyileşmesine yardımcı olur niteliktedir. İlk uçuk belirtilerini hisseder hissetmez o bölgeye ıslak bir Early Grey çay poşeti veya soğutulmuş kahveye batırılmış bir parça pamuk koyun. Buz koymanın da yararı olabilir.
Bitkisel Tedavi: İki buçuk çay kaşığı aynısafa yağı veya losyonuna dörder damla bergamut, okaliptus ve ıtır yağı damlatın. Bu karışımı koyu renkli bir şişede saklayarak ışıktan koruyun. Günde birkaç kez kulak pamuğuyla uçuk bölgesine sürün. Bu karışım ışığa karşı duyarlılığı artırabileceğinden, uyguladıktan sonra en az yarım saat güneş ışığına çıkmayın.
Aynısafanın gücü: Aynısafa çiçeği (tıbbi nergis) içeren ilaçların antiseptik özelliği olduğu için, uçuktan çatlayan derinin bakterilerden korunmasını sağlar. Sarı pigmentlerin de ışığın tedavi edici özelliğine katkısı olduğu düşünülmektedir.
Uçuklu yerlere melisa kremi sürmek de iyi gelebilir. Ayrıca A ve E vitamini yağı ya da bir miktar vazelin veya çinkolu krem de iyileşmeye yardımcı olabilir.
Uyarılar !!!
- Uçuk bir hafta içinde iyileşmezse,
- Sık sık veya büyük uçuklar oluşuyorsa,
- Gözlerinizde ağrı veya ışığa hassasiyet oluşuyorsa mutlaka doktorunuza görünün.
Uçuk bulaşıcıdır, bu yüzden uçuğunuz varsa kimseyi öpmeyin. Havlu, fanila ve yastık kılıfınızı her gün değiştirin ve başkalarıyla paylaşmayın. Uçuğa elinizle dokunmamaya özen gösterin, dokunacak olursanız ellerinizi hemen yıkayın. Çok ciddi bir göz enfeksiyonuna neden olabileceği için ellerinizi gözlerinize sürmeyin.
Çocuğumun boyu büyüdüğünde ne kadar olacak ?
16 Kasım 2011

Mayo Clinic’te yer alan habere göre, çocuğunuz büyüdüğünde en makul olan boy uzunluğunu tahmin etmeniz için çeşitli formüller bulunuyor. İşte en popüler olan örnek:
Annenin boy uzunluğu ile babanın boy uzunluğunu metre ve santimetre cinsinden toplayın. Daha sonra erkekler için bu toplama 13 santimetre daha ekleyin, kızlar için ise bu sonuçtan 13 santimetre çıkarın. Çıkan sonucu ikiye bölün. Çocukların çoğu yetişkin olduklarında bu tahminin 5 santimetre yukarısında ya da 5 santimetre aşağısında olurlar.
Çocuğunuzun ilerideki boyunu tahmin etmenin bir başka yolu ise çocuğunuzun 2 yaşındayken boy uzunluğunu 2 ile çarpmanızdır.
Tüm bunlara rağmen çocuğunuzun boyunun genler tarafından yönlendirildiğini unutmayın. Farklı yaş aralıklarında çocuğunuzun gelişimini not etmeniz önemlidir. Bazı çocuklar gelişim aşamaları erken geçer, bazıları ise daha geç. Eğer çocuğunuzun gelişiminde bir problem olduğunu düşünüyorsanız doktora başvurun.
Ses Kısıklığı ve Tedavisi
15 Ekim 2011

Ses tellerinde meydana gelen bir rahatsızlık normal konuşmayı etkiler. Geçici ses kaybının en sık karşılaşılan nedeni larenjit hastalığıdır. Larenjit, gırtlak ve gırtlaktaki ses tellerinin bir enfeksiyon sonucu iltihaplanmasıdır. Sesin aşırı bir şekilde kullanılması da ses kısıklığına yol açabilir. Ses kısıklığı genellikle ağrı yapmaz ve birkaç gün içinde geçer. Ev tedavilerine iyi yanıt verir.
Ses kısıklığı, gırtlakta bulunan ve konuştuğumuz zaman titreşimleriyle ses oluşturan ses tellerinin normal hareket edememesinden kaynaklanır. Soğuk algınlığı gibi virütik enfeksiyonlarda ses kısıklığına da sık rastlanır. Sigara dumanı ve diğer tahriş edici maddeler de larenks iltihaplarına neden olur. Şarkıcılar, öğretmenler gibi seslerini çok fazla ve uygunsuz kullanan kişiler ses kaybına yatkındır. Devamlı ses kaybı veya ses kısıklığına ise ses telleri üzerindeki polipler (iyi huylu tümörler) veya nadiren de kanser neden olur.
Ses Kaybı ve Ses Kısıklığı Tedavisi
- Bir enfeksiyonunuz varsa çalışmalarınızı kısıtlayın ve hastalığı soğuk algınlığı veya boğaz ağrısı gibi tedavi edin.
- Sesinizi dinlendirin ama fısıldamayın.
- Havayı bir nem cihazı, bir tas kaynar su veya kalorifere yakın yere koyacağınız tas içindeki su ile nemlendirerek gırtlağınızı nemli tutun.
- Bol sıvı alın fakat idrar miktarını artırarak su kaybına neden olduğu için kafein ve alkolden uzak durun.
- Sigara içmeyin ve kirli hava teneffüs etmeyin.
- Boğazınızı temizleme hareketi gırtlağınızı tahriş edebilir. Onun yerine yutkunmayı deneyin.
Aromaterapi
- Çabuk rahatlamak için, antiseptik ve antienflamatuar özellikli lavanta, sandal ağacı ve papatya yağı (toplam dört-altı damla) katılmış kaynar suyun buharını teneffüs edin.
- İltihabı azaltmak için, yarım bardak ılık suya ikişer damla sandal ağacı ve limon yağı damlatıp bununla gargara yapın.
Bitkisel İlaçlar Tedavi
- Sığırkuyruğu, adaçayı, kekik veya zufa otu çayı ile sıcak kompres hazırlayın. Bunu boğazınızın etrafına yerleştirin. Isıyı tutması için üstüne kuru bir havlu sarın. Kompres soğuyunca yenileyin.
- Yarım bardak ılık suyun içine birkaç damla mür, adaçayı veya çay ağacı tentürü damlatın ve bununla günde üç ila altı kez gargara yapın.
- İki saatte bir, ekinezya, sığırkuyruğu, kedi nanesi, ökdürük otu ve kekik karışımından hazırladığınız çaydan için.
Uyarı: Bitkisel ilaçlar fazla alındığı takdirde sağlığa zararlı olabilecek aktif maddeler içerir. Önerilen dozu aşmayın ve herhabgi bir kuşkuya kapıldığınızda doktora danışın. Doktorun verdiği ilaçları kullanırken ayrıyeten bitkisel ilaçlar kullanmadan önce doktorunuza danışın. Hamileyseniz ya da hamile olma ihtimaliniz varsa, emziriyorsanız, 70 yaşın üzerindeyseniz, 16 yaşından küçükseniz doktora danışmadan bitkisel ilaç kullanmayın.
Duygusal Sorunlar
09 Ekim 2011

İster kişilik özelliklerinden, ister biyokimyasal dengesizlikten isterse de zor ve huzursuzluk yaratan durum ya da olaylardan kaynaklansın, psikolojik sıkıntılar fiziksel sağlığınızı ve yaşam kalitenizi büyük oranda etkiler. Güven duyduğunuz bir kişiden göreceğiniz anlayış ve destek, evde uygulanan tedavi ve yaşam tarzında yapılan değişikliklerle birlikte, zorluklarla mücadelede çoğu zaman yarar sağlar.
Duygusal Sorunlardan Korunma ;
Zor durumlarda gösterdiğiniz tepki her zaman aynı değildir, değişebilir. Açığa vurmanıza çok az kaldığını hissettiğiniz, çok uzun süren, sağlığınızı ve ilişkilerinizi bozan duygular içinde olabilirsiniz. Ancak değişik durumlara farklı bir şekilde karşı koymanın ve duygularını gösteremeyen, derinlere gömen biriyseniz hislerinizi dışarı vurmanın yollarını öğrenebilirsiniz.
- Kişiliğinizi, güçlü ve zayıf yönlerini tanımaya ve yaşamdaki temel amacınızın ne olduğunu anlamaya çalışın ve kendinizi buna adayın.
- Karar almaktan hoşlanmıyorsanız hedef ve seçeneklerinize açıklık getirin. Yaşamınızda reddettiğiniz seçeneklere ilişkin olarak kayıp duygusunu veya diğer hislerinizi kabullenmekten korkmayın.
- Unutmayın ki yaşamda her şeyi kontrol etmenize imkan yoktur ve bu her zaman arzu edilen bir şey de değildir. Beklentilerinizi buna göre ayarlayın.
Tedavi ;
Akıl Oyunları: İyimserliğin kişiyi fiziksel ve zihinsel rahatsızlıklara karşı koruduğunu gösteren kanıtlar giderek artmaktadır. Olayların yalnız kötü yanlarını görmeye yatkınsanız daha dengeli bir bakış açısı yakalamaya çalışın. Örneğin bir ilişkiniz sona erdiğinde, kaybetttiğiniz şeyler sizce çok açık ve net olabilir; ancak bunun olası avantajları da olmalıdır. Yaşamınızı bir başka doğrultuda sürdürme fırsatı elde etmiş olabilirsiniz veya ayrıldığınız kişiyle paylaşamadığınız ilgi alanlarına yönelebilirsiniz. Olaylara olulu yaklaşamıyorsanız bile, yaşamda hiçbir şeyin aynı kalmadığını kabul edip, duygusal üzüntülerinizle yaşamak yerine ileri adım atmaya gayret gösterirseniz içine düştüğünüz sıkıntılara daha iyi katlanabilirsiniz. İşinizi kaybetmek sizin için felaket olabilir; ancak hiddet ve öfkenizin esiri olmaktan kurtulabilirseniz ileriye dönük yapıcı planlar inşa edebilirsiniz.
Kendinizi İfade Edin : Duygusal sıkıntılar bazen ilişkilerdeki sorunlardan kaynaklanır. İletişim becerinizi geliştirmek için aşağıda anlatılan yöntemler deneyin.
Sorun çözümü
Kuruntu veya sıkıntınıza ilişki kurduğunuz biriyle aranızdaki anlaşmazlıklar neden oluyorsa aşağıdakileri deneyin:
- Bir araya gelin ve her biriniz, diğerinin sözünü kesmeden sırayla neler hissettiğini anlatsın.
- Durumunuzu kendinize dönük cümlelerle belirtin. Örneğin, “Öyle davranarak kalbimi kırıyorsun” yerine “Sen öyle davranınca ben üzülüyorum” ifadesini kullanın. Bu şekilde konuştuğunuz zaman size karşı yapılanlara verdiğiniz tepkinin sorumluluğunu üstünüze almış ve karşınızdakini suçlamamış olursunuz.
- Sonra karşınızdakinin yanıtlarını dinleyin (aşağıya bakınız).
Empati kurarak dinleme
Karşınızdakini bu şekilde dinlediğiniz zaman dikkatinizi onun hislerine odaklamış olursunuz. Bu yöntemle kendi hislerinizin de farkına varacağınızdan kendinizi iyi dinleme alışkanlığını da edinmeniz gerekir. Empati kurarak dinleme sürecinin üç aşaması bulunur:
- Kendi hislerinizi bir süre askıya alın.
- Gözleriniz, kulaklarınız ve sezginizle karşınızdakinin neler hissettiğini anlamaya çalışın.
- Anlattığı hislerin sizde neye denk düştüğünü karşınıdakine söyleyin. Bu, genellikle onda sizin onu anladığınız hissini uyandıracak ve kuvvetli bir etki yaratacaktır.
İletişim
Neler hissettiğimizi açıklamak ve karşımızdakinin yanıtlarını dinlemek yerine bağırmaya, münakaşa etmeye, başkalarını suçlamaya başlarız veya tamamen susarız. Duygusal tepkilerinizi açıkça belirtmeye çalışın. Sizi huzursuz eden duygulardan ne kadar erken kurtulursanız o kadar rahat edersiniz.
- Hiddet ve kızgınlığınız artıncaya ve her iki taraf da duygularının esiri oluncaya kadar beklemeyin.
- Bir sorun hakkında konuşmaya başlamadan önce, söyleyeceklerinizi unutmamak için bir liste hazırlayın.
- Ne istediğinizi açık ve münakaşaya yer vermeyecek biçimde anlatın ve karşınızdakinin sırası gelince onu iyi dinleyin.
- Karşınızdakinin her hissettiğini paylaşma gibi bir tuzağa düşmeyin. Dert ortağınızı, bir araya geleceğiniz yer ve zamanı dikkatle seçin.
Kendinizi daha iyi anlamak
Duygusal tepki ve davranışlkarınızın tamamen bilincinde olmak duygusal sorunlarınızdan kurtulmanın anahtarıdır. Bazıları hislerini bir deftere yazmanın işe yaradığını söyler. Her gün kendinizi nasıl hissettiğinizi, hislerinizi doğuran olay ve durumları ve zor duygularınızla nasıl başa çıktığınızı yazın. Bu şekilde his ve davranışlarınızın ne şekilde oluşup geliştiğini görebilir ve huy edindiğiniz olumsuz tepkileri iradenizle düzeltebilirsiniz. Örneğin size yöneltilen hakaret ve eleştirilere sinirli tepkiler veriyor ve kendinizi suçluyorsanız, bunu yapmak yerine karşınızdakinin davranışlarına başka olası açıklamalar getirmeye çalışmak fayda sağlayabilir. Böylece karşınızdakini suçlamamış olursunuz.
Diğer Tedavi Yöntemleri
Eğitimli bir uzman veya psikoterapist size yardımcı olabilir. Biyolojik geri bildirme, kraniyal osteopati ve sanat ve yaratıcı terapiler gibi diğer pek çok tedavi yöntemi de fayda sağlayabilir. Duygusal sorunlarınız ilişkilerinizi etkiliyor veya normal yaşamınıza zarar veriyorsa tıbbi yardım almanız gerekir. İntihar etmeyi düşünüyorsanız bu acil bir durumdur ve hemen tıbbi yardım almanız gerekir.
Damar Hastalığı
13 Eylül 2011

Batı ülkelerine özgü damar hastalığı birçok insanın yaşamını tehdit etmekte ve yüksek oranda erken ölümlere neden olmaktadır. Yaşam tarzında yapılacak değişiklikler ve diğer doğal yaklaşımlar damar hasarını azaltıp düzelterek sağlığınızı önemli ölçüde değiştirebilir.
Damar Hastalığı Nedenleri
Damar iç yüzeyinin zedelenmesi : Bu durum kötü kolesterolün (oksitlenmiş düşük yoğunluklu lipoprotein veya kısaca LDL) damarlarda birikmesine yol açar. Oksitlenmiş LDL, ateroma denilen sarımsı bir madde halinde damarların iç yüzeyinde toplanır. Bunun sonucunda damarlar daralır ve kanda, damarların iç yüzeyinde minik yırtıklar oluşmasına yol açan bir türbülans meydana gelir. Bu yırtıklar iyileşirken bir nevi çapak bırakır. Çapaklı damarlar zayıf oldukları yerden yırtılabilir ve iç kanamalara yol açar.
Tahriş edici olduğu bilinen faktörler :
- Yüksek oksitlenmiş kan yağları seviyesi
- Yüksek kan şekeri seviyesi
- Aktif ve pasif sigara içiciliği
- Otoimmün hastalıklar (kişinin kendi bağışıklık sisteminin yarattığı hastalıklar)
Tahriş edici olabilecek faktörler :
- Kanda aminoasit homosistein seviyesinin yüksek olması. Bunun nedeni folik asit, B6, B12 vitamin eksikliği, sigara, hareketsizlik ve genetik bozukluk olabilir.
- Uzun süreli akciğer ve dişeti hastalıkları gibi viral veya bakteriyel enfeksiyonlar.
Damar Sertliği : Damar sertliği dolaşım bozukluğuna neden olur. Yüksek tansiyon, sigara, hareketsizlik veya ateroma sonucu damar duvarları esnekliğini kaybedebilir.
Kanın Yoğunlaşması : Bu durum damarlarda kan pıhtılarının oluşmasına yol açar ve hareketsizlik, herhangi bir enfeksiyon, soğuk hava, besleyici maddelerden yoksun ve yüksek miktarda doymuş yağ asidi içeren bir beslenme rejimi sonucu ortaya çıkabilir.
Damar Kaslarının Aşırı Hassasiyeti : Bu durum damarların çapında ve kanın akışında beklenmedik değişikliklere neden olur. Kanda magnezyum ve kalsiyum seviyesinin düşük olması, stres, soğuk hava, sigara, hormon seviyesindeki değişimler, C vitamini eksikliği ve fazla yağlı besinler bu duruma yol açabilir.
Damar Hastalıklarından Korunma
Sigarayı Bırakın : Sigara damarları daraltır ve kandaki yağların oksitlenmesini hızlandırır. Sigarayı tamamen bırakamasanız bile azaltmaya ve C ve E vitaminleri bakımından zengin gıdalar tüketmeye çalışın. İçilen her sigara ile vücutta bulunan 25 miligram C vitamini yok olur.
Hareketsizlikten Kaçının : Haftanın en az 5 günü kan dolaşımınızı hareketlendirecek ve vücudun ısınmasını sağlayacak yoğunlukta (3 km yürümek gibi) yarım saat egzersiz yapmak kalbinin ve kan dolaşımınız için yararlıdır. Egzersiz, koruyucu yani HDL kolesterolün LDL kolesterole göre oranını artırarak kalbi kuvvetlendirir ve kilo vermeyi kolaylaştırır.
Gerilimi Azaltın : Hergün zihninizi ve bedeninizi gevşetmeye zaman ayırın. Bunu arkadaşlarınızla buluşarak, gilm seyrederek, çocuklarınızla oynayarak veya bahçenizle uğraşarak yapabilirsiniz. Stres seviyesinin yükselmesi adrenalin, kortizon ve diğer hormonların salgılanmasını tetikler. Bu ise kan basıncını artırır ve kandaki yağların oksitlenmesini hızlandırır. Ufak bir sıkıntı bile stres hormonlarının seviyesini yükseltir bu ise kanın daha yapışkan ve pıhtılaşmaya daha eğilimli hale gelmesine neden olur.
Sağlıklı Beslenin : Fazla yemekten kaçının. Yağlı büyük porsiyon yiyecekler kandaki yağ oranını aniden artırarak ateroma oluşumunu tetikler. Fazla tuz tüketmek kan basıncını yükselttiği için bazı kişilerin damar hastalığına yakalanma riski daha fazladır. Betakaroten, selenyum minerali, C ve E vitamini, Omega-6 (sebze, sert kabuklu yemişler, tam tahıllı gıdalar, çekirdekler, zeytinyağı), Omega-3 (yağlı balık, kabak çekirdeği), soya ürünleri, suda eriyen lifli gıdalar (elma, yulaf vb.) yağların kanda oluşturduğu zararlı etkilerle mücadele eder. Meyve ve sebzelerde de kanın aşırı yoğunlaşmasını önleyen doğal salisilatlar bulunur.
Soğuktan Kaçının : Soğuk bir iklimde yaşamak kanı yoğunlaştırdığından, kan pıhtılarının oluşma olasılığını artırır. Soğuk, nemli ve rüzgarlı bir yerde yaşıyorsanız ve bunlara ek olarak damar hastalığı riskiniz yüksek ise daha sıcak bir yere taşınmayı gözden geçirin. Bu mümkün değilse soğuk havaya fazla çıkmamaya, çıkarkende iyi giyinmeye özen gösterin.
Damar Hastalığı için Bitkisel İlaçlar
- Zencefil, tarçın, karanfil ve kırmızı biber gibi insanın içini ısıtan baharatları tariflere eklemek veya bunların çayını içmek, dolaşımı hareketledirip kol ve bacakları besleyen damarları genişleterek damar sağlığınıza fayda sağlar.
- Damar duvarlarının tahriş olmasını oksitlenmiş zararlı kolesterolün oluşumunu önlemek için günde üç bardağa kadar ginkgo biloba çayı için.
- Çiğ sarımsak yiyin veya düzenli olarak sarımsak hapı kullanın. Sarımsak kolesterol seviyesini düşürür ve LDL kolesterolün oksitlenmesini yavaşlatır. Sarımsağı fazla yemek ciddi tansiyon düşüklüklerine neden olacağından dikkatli olun.
- Toz haline getirilmiş greyfurt lifinde bulunan pektin yüksek kan kolesterolünü düşürmeye ve tıkanık damarları açmaya yarayabilir.
- Antioksidan beta-karoten, C ve E vitamini ve selenyum dolaşım sisteminin korunmasına önemli rol oynadıkları düşünülmektedir.
- Ananas sapından elde edilen bromelain adlı enzim kanın yapışkanlığını azaltmaktadır.
- Bir aminoasit olan L-arjinin damar duvarlarını gevşeten nitrik oksit oluşumuna yardımcı olur.
Uykusuzluk
08 Ağustos 2011

Uykusuzluk ve uyuma güçlüğü nedenleri nelerdir, tedavisi nasıl olur, uyku getiren, uykusuzluğa iyi gelen bitkiler ve yiyecekler nelerdir, güzel bir uyku için nelere dikkat edilmelidir?
İyi bir gece uykusu vücudu canlandırır ve zihni tazeler ama hemen hemen herkes hayatının bir döneminde uyuma güçlüğü çekmiştir. Bu konuda endişelenmek durumu daha da ağırlaştırabilirse de, yeniden derin uykulara dalabilmek için tek ihtiyacınız doğal yöntemler olabilir bu yöntemlerin hepsine birden uyku hijyeni adı verilir.
Güzel Bir Uyku Şunlara Dikkat Edin (Uyku Hijyeni)
+ Yatağınızın rahat olduğundan emin olun. Yatağınız 10 yıldan eskiyse büyük ihtimalle yeni bir yatağa ihtiyacınız var demektir. Yeterli desteği sağlayacak ama kalça ve omuzlarınıza fazla baskı yapmayacak sertlikte bir yatak yapın.
+ Odanızdaki sıcaklığın rahat edebileceğiniz bir düzeyde olduğundan emin olun. İnsanların rahat ettiği bu sıcaklık araştırmalara göre 18 santigrat derecedir. Yatak odanız karanlık ve sessiz olmalıdır eğer değilse uyku maskesi ve kulak tıkacı kullanabilirsiniz.
+ Odanızda sıcak, pastel renklerden oluşan dinlendirici bir dekor seçin.
+ Yatmadan bir-iki saat önce sigara içmeyin, fazla yağ ve rafine karbonhidrat içeren hazmı zor yiyecekler yemeyin, alkol ve kafeinli içecekler içmeyin. Heyecanlandırıcı ve sinir bozucu tv programlarını seyretmeyin. Ağır egzersizler yapmayın, yatmadan önce ılık bir banyo yapın.
+ Açlık uyumanızı engelleyebilir ya da gece veya sabah erken uyanmanıza sebep olabilir. Bu yüzden hafif yiyecekler atıştırarak açlığınızı bastırın.
+ Yattıktan yarım saat sonra hala uyanıksanız başka bir odaya gidin, uykunuz gelene kadar kitap okuyun.
+ Her gün aynı saatte yatma ve aynı saatte kalkma alışkanlığı edinin. Gerekirse alarmınızı kurarak uyanın.
+ Gündüz şekerleme yapmayın.
+ Her gün 30 dk. egzersiz yapın.
+ Vardiyalı bir işte çalışıyorsanız, karanlık bir odada öğlene kadar uyuyacağınıza erken kalkarak parlak sabah güneşinden faydalanın. Günün 24 saati boyunca devamlı değişen ışık şiddetinin günlük ritimlerinizi düzenleyen beyin hipofizi üzerinde kuvvetli bir etkisi vardır. Karanlıkta yatmak ve aydınlıkken uyanık kalmak sağlıklı bir uyku ve uyanıklık düzeni oluşmasına yardımcı olur.
Uyku Getiren Yiyecekler Atıştırmalar
Yatmadan önce hafif ve hazmı kolay bir şeyler atıştırmak genellikle gece uykunuzun ani acıkmalar yüzünden bölünmesini engeller. Üstelik bazı yiyecek veya yiyecek kombinasyonları kişiyi uykuya teşvik edebilir. Bu tür yiyecekler yüksek miktarda karbonhidrat içerir ve B vitamini, kalsiyum, magnezyum, temel yağ asitleri ve beynin uyku getirici kimyasallar üretmek için kullandığı triptofan amino asidi açısından zengindir. Bu atıştırmalık yiyeceklerden bazıları şunlardır:
- Tam tahıllı ekmek ve marulla yapılmış sandviç.
- Biraz fındık veya ceviz yağıyla karıştırılarak püre haline getirilmiş haşlanmış patates ve karnıbahar.
- Dilimlenmiş muzla beraber doğranmış hurma.
- Ilık süt ve bisküvi
Bazı yiyeceklerin size iyi gelmediğini düşünüyorsanız birkaç hafta şüphelendiğiniz yiyecekleri yemeyerek uykunuzun düzelip düzelmedini kontrol edin. Mesela peynirin kabus görmenize neden olduğunu düşünüyorsanız yalnızca gündüzleri yiyin.
Uyku Getiren Uykusuzluğa İyi Gelen Bitkiler
+ Yatmadan önce bir bardak kereviz tohumu çayı için. Bir bardak kaynar suya, ezilmiş tohumlardan iki çay kaşığı ekleyin ve demleyin.
+ Uyku probleminiz uzun zamandan beri devam ediyorsa yatmadan önce bir bardak çarkıfelek veya kedi otu ile hazırlanmış çay için.
+ Gevşemeye yardım etmesi için akşamları banyo suyunuza bitkisel yağlar veya bitki çayları ekleyin. Misket limonu ağacı çiçeği, lavanta, rumi papatya, günlük ağacı, fas turuncu, gül yağı, kedi nanesi, melisa ve şetbetçi otu çayları uygundur.
+ Üreticinin talimatlarına uygun olarak kullanılan sarı kantaron tentürü uykuya yardımcı olabilir.
+ Yatıştırıcı ve uyku getirici bitkilerden en çok sevdiklerinizin bir karışımını yastık yüzünüzün içine yerleştirin veya ufak kumaş bir torbanın içine bitkileri doldurun ve geceleri kokularını içinize çekebilmek için başınızın yakınlarına koyun. Misket limonu ağacı çiçeği, lavanta, rumi papatya, günlük ağacı, fas turuncu, gül yağı, kedi nanesi, melisa ve şetbetçi otu çayları bu iş için uygundur.
Kalp Çarpıntısı Neden Olur Nasıl Geçer ?
31 Temmuz 2011

Kalbinizin sert ve hızlı attığını, bir vuruş atladığını veya ritim bozukluğu olduğunu hissetmek endişe verici olabilir. Ciddi bir kalp hastalığının işareti olabileceğinden mutlaka doktora haber vermeniz gerekirse de, çarpıntı genellikle basit bir nedene dayanmaktadır. Doktorunuz temelde yatan bir hastalık olduğu ihtimalini ortadan kaldırırsa uygun doğal tedaviler kalp çarpıntılarını kontrol etmenize yardımcı olabilir.
Kalp atışlarımızı genelde hissetmeyiz. Ancak, kalp normalden fazla çalıştığında pompalama hareketi açıkça belli olur. Egzersiz sırasında ve sonrasında vücuda daha çok kan pompalayabilmek için daha hızlı çarpar; böylece çalışan kaslara daha çok oksijen ve besin maddesi sağlar, karbondioksit ve diğer atık maddeleri daha hızlı temizler. Yüksek adrenalin seviyesi vücudu varsayılan bir tehlike anında “savaşma ve kaçma” ihtimaline hazırladığından, anksiyete de kalbin atış hızını artırır.
Düzenli fakat hızlı kalp atışının nedenleri arasında ateş, adrenalini yükselten çay, kahve, kola, enerji içecekleri gibi kafeinli içecekler ve besin hassasiyeti bulunur. Bazı ilaçlar, aşırı çalışan tiroid bezi veya damar hastalıkları da sorumlu olabilir. Hızlı kalp atışının yaşamı tehdit edebilecek bir kalp hastalığına işaret etmesi az rastlanan bir durumdur.
Dinlenme halindeyken çarpıntı hissediyorsanız bu büyük olasılıkla ektopik kalp atışından kaynaklanıyordur. Kalp bir vuruş atlamış gibi hissedilir çünkü vaktinden evvel gerçekleşen bir vuruşu telafi etmek için bir duraklama yaşanır. Ektopik atışlar genellikle sigara içtikten veya kafein ya da alkol kullandıktan sonra meydana gelir.
Çok düzensiz kalp atışlarından biri olan atrial fibrilasyon, 65 yaşın üstündeki 50 kişiden birinde görülür. Tiroid veya damar hastalığı buna neden olabilirken, alkol de tetikleyicidir. Bu acil bir durum teşkil eder. Bunun kadar ciddi bir hastalık oluşturmayan diğer bir düzensiz kalp atışı nedeni de, kalpte mitral kapak sarkmasıdır (mitral valv prolapsusu). Bu durum kadınlarda daha yaygın olmak üzere 20 kişiden birinde görülür. Vakayı uzman birinin değerlendirmesi gerekir fakat çoğu zaman özel bir tedaviye ihtiyaç duymaz.
Çarpıntıdan Korunma
Çarpıntı riskini ve aynı zamanda kalp hastalığı olasılığını azaltmak için düzenli egzersiz yaparak formda kalın, sigara içmeyin, stres yönetimi teknikleri uygulayın, dengeli beslenin ve boyunuza uygun bir kiloda kalmaya çalışın.
Kalp Çarpıntısı Nasıl Geçer Tedavisi Nasıl Olur ?
- Temelinde yatan bir hastalığa işaret etmediği veya baş dönmesi ya da başka belirtilerle birlikte görülmediği takdirde ara sıra rastlanan hızlı nabız atışı veya vuruş atlaması şeklindeki çarpıntılar genellikle tedavi gerektirmez. Ancak her halükarda bir an önce doktora görünmeniz önemlidir.
- Nedeni açıklanamayan çarpıntılar oluyorsa,
- Geçmişte de çarpıntılarınız olduysa ve egzersiz programına başlamak istiyorsanız
- Çarpıntı için bitkisel ilaç kullanma diyetiniz varsa
- Göğsünüzde ağrı, baygınlık hissi, baş dönmesi, görme yeteneğinde ani değişiklikler, mide bulantısı, nefes darlığı veya zihin karışıklığı varsa.
- Çarpıntılarınız çok düzensizse, bir şekilde değişiyorlarsa veya dakikada 140′tan yüksek bir nabız atışıyla bağlantılı görülüyorsa doktora görünmeniz şarttır.
Egzersiz : Egzersiz kalbinizin rahatsız edici şekilde hızlı atmasına neden oluyorsa, kalp ve akciğerlerinizin vücudunuza yeterli miktarda oksijen ve besin maddesi içeren kan gönderemediğine işaret eder. Birkaç aylık bir dönemi kapsayan, uygun, kademeli bir aerobik egzersiz programı ciğerlerinizin kapasitesini ve kalbinizin gücünü artırabilir. Egzersiz seviyenizi yükseltmeden önce özellikle aşırı kilo veya sigara gibi kalp ve damar hastalıkları risk faktörlerine sahipseniz doktorunuza mutlaka danışın.
Beslenme : Folat, magnezyum, B6 ve B12 vitaminleri sağlıklı kalp ritmi için gerekli temel maddelerdir. Et, kabuklu deniz ürünleri, baklagiller, bezelye, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve tam tahıllı yiyecekler içeren bir beslenme bu besin maddelerini almanızı sağlar. Şunlara da dikkat etmelisiniz:
- Fazla kilolarınızı verin. Kalbin kan göndermesi gereken doku miktarını azaltırsanız kalbiniz daha az yorulur.
- Bir besin hassasiyetiniz olduğunu düşünüyorsanız, bu hassasiyete neden olan besini bulup beslenme rejiminizden çıkarın.
- Kafein kalbinizi hızlandırıyor ve uyumanızı engelliyorsa kafeinsiz kahve ve çay içmeyi deneyin ya da yatıştırıcı, kafeinsiz bir içecek olan papatya çayı için.
- Alkol çarpıntıya neden oluyorsa alkol kullanmayın.
Çarpıntı için Şifalı Bitkiler
Şifalı otlar konusunda deneyimli bir doktorun tavsiyesi haricinde kalp çarpıntısı için hiçbir bitkisel ilaç kullanmayın. Doktorun önerebileceği bitkilerden biri, kalbin pompalama gücünü artıran alıç olabilir.
Aft Tedavisi
26 Temmuz 2011

Aft nedir, neden olur, tedavisi nasıl olur, bitkisel tedavisi var mıdır, gıda eksikliğinin aft oluşumuna etkisi var mıdır, aftların çabuk iyileşmesi için ne yapılabilir, afttan korunmak için nelere dikkat edilmelidir, ne zaman tıbbi yardım gerekir ?
Aft Nedir ?
Dil ve ağzın diğer bölgelerinde çıkan küçük beyaz, gri veya sarı renkli yaralardır. Genellikle çok acıyan bu aftlar aynı anda dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sini etkilemektedir. Yani şu an yaklaşık 1 milyar insan aft yüzünden acı çekmektedir.
Aft Neden Olur, Yetersiz Beslenme Aft Oluşumunu Etkiler mi?
Sık görülen aftların çok çeşitli neden leri arasında; vitamin eksikliği, sindirim rahatsızlığı, besin hassasiyeti, enfeksiyon ve yaralanma (dil veya yanağı ısırmak ya da yerine tam oturmayan takma dişler vb.) vardır. Aftların çok yorgun veya stresli olduğunuz zamanlarda çıkma ihtimali daha yüksektir. Genellikle zayıf beslenen, gizli bir enfeksiyonu ola veya çok stresli insanlarda görülür. Ağzınızda çıkan aftlar bazen tüberküloz, uçuk, çölyak hastalığı, Crohn hastalığı, anemi veya lösemi gibi gizli bir hastalığın habercisi olabilir.
Aftların ÇAbuk İyileşmesi için Ne Yapılabilir?
Aftların üzerine soğutulmuş, ıslak bir çay poşeti koyarak daha çabuk iyileşmelerini saplayabilirsiniz. Bir bardak ılık suya bir çay kaşığı tuz koyarak ağzınızı günde bir-iki kez bununla çalkalayabilirsiniz fakat bu gargara aft yeniyken yanma yapacaktır.
Afttan Korunma
Sağlıklı beslenmeye özen gösterin. Sarımsak , soğan, C vitamini, flavonoidler ve çinko bakımından zengin yiyecekler yiyerek ve rafine karbonhidratları kısıtlayarak enfeksiyonlara karşı direncinizi artırın. Ağız mukozasında bulunan koruyucu müsin maddesini yok ettiğinden sodyum lauril sülfat gibi arıtıcı madde içeren diş macunlarını kullanmayın.
Aft Tedavisi – Bitkisel Tedavi
Aft acısını dindirmek için aşağıdaki gargaraları günde bir-iki kez kullanın:
+ Damarları büzücü etkisinden dolayı soğuk çay ile gargara yapabilirsiniz.
+ Antiseptik, iyileştirici ve damarları büzücü etkisi nedeniyle adaçayı ile gargara yapabilirsiniz.
Aromaterapi: Itır çiçeği, lavanta, limon, mür ve çay ağacının uçucu yağları antiseptik özelliğe sahip olduklarından virütik veya bakteriyel enfeksiyon kaynaklı aftlara iyi gelir.
+ İki buçuk çay kaşığı üzüm çekirdeği yağına beş damla çay ağacı, üç damla limon ve iki damla mür yağı ekleyin. Bunu iki saatte bir parmağınızla aft üzerine sürün.
+ Yarım bardak suya birer damla çay ağacı, ıtır çiçeği ve lavanta yağı ekleyin. Günde üç-dört kez bu karışımla ağzınızı çalkalayın.
+ Bir bardak ılık suya birkaç damla çay ağacı, ıtır çiçeği ve lavanta yağı katın ve günde üç kez ağzınızı bu karışımla çalkalayın.
Dikkat! Hamileliğin ilk 20 haftasında mür yağı kullanmayın.
Ne Zaman Tıbbi Yardım Gerekir ?
- Aft iki hafta içinde iyileşmezse veya bir hafta içinde daha da büyürse
- Sık sık aft çıkarsa
- Aftın bir diş veya takma diş sorunundan kaynaklandığını düşünüyorsanız (diş hekimine görünün)
- Aynı zamanda öksürük, ishal veya vücudunuzun herhangi bir yerinde tekrarlayan enfeksiyonlar oluyorsa
- Yeni bir ilaç almaya başladıysanız doktora görünmelisiniz.



